Kanada’da binden fazla çocuk kalıntısının Kızılderili çıkması sebebiyle yapılan protestolar kontrolden çıktı

Birçok eyaletinde, yatılı kilise bahçelerinde 1000’den fazla çocuğun cansız beden kalıntıları bulunan Kanada’da vatandaşların tepkisi çığ gibi büyüyor. Daha önce bu çocukların cinsel istismar, psikolojik şiddet, tıbbi deneyler gibi nedenlerle öldüğü ortaya çıkmıştı. Cesetlerin Kızılderili çocuklara ait olduğunun tespit edilmesinin ardından düzenlenen protestolarda göstericiler, Kraliçe Victoria ve Kraliçe II. Elizabeth’e ait heykelleri yıktı.

PROTESTOLAR KONTROLDEN ÇIKTI

Ülkenin birçok bölgesinde yürütülen çalışmalarda Kızılderili (Yerli) halkına ve çocuklarına ait yüzlerce mezar ve kalıntıların tespit edilmesi, ülkede birçok vatandaşın tepki ve protestolarına hedef oldu. Toplu mezarlara ve ile Kızılderili halkına yönelik yapılanlara karşı tepki gösteren protestocular, Kanada Günü’nde düzenlenen miting sırasında kontrolden çıktı.

KRALİÇE VİCTORİA VE II. ELİZABETH HEYKELLERİNİ YIKTILAR

Kanada’nın Manitoba eyaletinde bulunan Winnipeg kentindeki Manitoba Yasama Meclisi’nde toplanan yüzlerce protestocu, “Her Çocuk Önemlidir” mitingi sırasında “bir zamanlar çocuktuk” sloganları atarak Kraliçe Victoria ve Kraliçe II. Elizabeth’e ait heykeller de dahil olmak üzere Meclis’te bulunan birkaç heykeli yıktı. Sonrasında yıktıkları heykellere sprey boyalarla zarar veren protestoculardan bazıları ise, olaylara müdahale eden polis memurları tarafından gözaltına alındı. Winnipeg’de polisi ise yaşanan olaya ilişkin soruşturma başlatarak, daha fazla önlem alınacağına ilişkin açıklamada bulundu.

KATOLİK KİLİSELERİ ATEŞE VERİLDİ

Kanada’da tespit edilen Kızılderililere ait mezar ve çocuk kalıntılarının tespiti sonrası gerginlik artarken, Kanada polisi mezar bulgularının ardından ülkenin birçok farklı bölgesinde Katolik Kiliselerinde kundaklama olayları ile karşılaşıldığını duyurdu. Kiliselerin kundaklanmasına ilişkin soruşturma başlatan polis, kundaklamaların nedeninin henüz belirlenemediğini, fakat olayların bazılarının Yerlilere ait toplu mezarların keşifleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenildiğini kaydetti.